İçeriğe geç

Hayvanlar hangi kategoride ?

Sevgili okurlar, Habermer ekibi olarak bugün “Hayvanlar hangi kategoride” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz.

Hayvanlar Hangi Kategoride?

Hayvanlar. Ya da diğer adıyla, yeryüzünün en tuhaf ve komik canlıları. İnsanlar, cümleye şöyle başlayınca kafalarında belki de çeşitli evcil hayvanlardan hayvanat bahçelerine kadar her şeyi canlandırabiliyorlar. Ama bir gerçek var: Hayvanlar, aslında hangi kategoride olduklarıyla ilgili hepimizi düşündürüyorlar. İzmir’de, 25 yaşında, arkadaş ortamında esprilerle dolu bir hayat süren biri olarak, hayvanlar hakkında düşünmek benim için bazen felsefi bir mesele halini alabiliyor.

Hayvanlar Hangi Kategoride? İnsanın Felsefi Sorgulaması

“Hayvanlar hangi kategoride?” sorusu aslında bir tür kategorik düşünce tuzağı gibi. Çünkü düşündükçe, kafanda farklı kategoriler beliriyorsun ve her birini sonuna kadar sorguluyorsun. Mesela, kediler? Evcil, tamam da, evcil oldukları için kategorileri “kendi dünyasında takılan ama asla bizim kurallarımıza uymayan” gibi bir yere mi yerleşiyor? Bir kedinin seni görüp, gözlerini kısıp “Otur” dediğinde, hemen yerine oturman gerekmez mi? Yani, o sana ne kadar “evcil” olursa olsun, aslında kediler… Kendi evlerini yönetiyorlar.

Açıkçası, kedilerin her şeyi kendilerine göre yapma hakları bende hayal kırıklığı yaratıyor. Neden? Çünkü ben de bazen o kadar bağımsız olmak istiyorum ki! Mesela, sabah işe gitmek yerine yatıp, kahvemi içerek sosyal medyada gezmeyi hayal ediyorum. Ama tabii, kedi gibi işte: O kadar rahat ve özgür olamıyorum!

Köpekler: “Evcil” ve “Sonsuz Sadık”

Kedilerdeki “bağımsızlık” olgusundan sonra, köpekler bambaşka bir dünyayı simgeliyor. Onlar evcil ama tam anlamıyla ‘dost’. Yani, köpeklerin sadakatini sorgulamak, insanın kendi değerlerine haksızlık yapmak gibi bir şey. Bir köpek sana yıllarca sadık kalabiliyor. Ama bir insan, 6 ay bile sadık kalmaz. Kendi köpeğime bakıyorum da, “Sana bir çorba yaparım” demek yerine, sadece tek bir bakışıyla “Sen bana kocaman bir kemik al” diyor. Yani, evet, her şeyin bir bedeli var. O kadar komik ama o kadar da anlamlı!

Köpeklerin kategorisi zaten oldukça net: “Sadık dostlar” ve “Günümüzün 4 bacaklı kahramanları”. Ama bir de tabii işin tuhaf yönü var. Onlar da bazen kendi başlarına takılmak istiyorlar. Evdeki kedinin saklandığı köşe, köpeğin de en sevdiği yer olabiliyor.

Tavuklar: “Yaşayan Kıyamet”

Tavukları düşünün bir kere. Bir tavuk sabahları saat 6:00 gibi bir alarm çalar gibi öter, sonra gün boyunca hiçbir şey yapmadan takılır. Evet, onlar da tüyleriyle varlık gösteriyorlar ama arada bir “günlük rutin” konusundaki kaybolmuşlukları beni güldürüyor. Tavuklar hayvanlar arasında aslında bence “kategorisi karışmış” varlıklar. Bir yandan sabah işe giderken ruhunu kaybetmiş insanları hatırlatıyorlar, diğer yandan ise her zaman bilge ve sakin bir varlık izlenimi veriyorlar.

Bir tavuk düşündüm, sabah işe gitmek zorunda kaldığımı, ama tavuk gibi durup, saatin 6:00 olmasına rağmen hâlâ yatıp, kollarını sallayarak ötmeyi tercih ettiğimi… Bu işin “hayvanlar hangi kategoride?” sorusunu sormanın komik bir yolu gibi!

Kediler ve Köpekler Arasındaki “Evcil” Çekişme

Bir köpek ve bir kedi arasında kalmak, arada sıkışıp kalmış bir insan olmak gibi bir şey. Çünkü kedinin sana hiçbir zaman sadık olmaması ve köpeğin sana her zaman sadık olması aslında bir çelişki. Bir köpek seni çok seviyor, ama seni yalnız bırakıp dışarıda gezip gelsen bile seni beklemeyi tercih ediyor. Kediler ise sana hiç sadık olmasalar da, bir şekilde her an seni izliyorlar ve bu senin ruhunu daraltıyor. Yani bir yanda seni her an terk edebilecek bir özgür ruh, diğer yanda ise seni terk edemeyen sadık bir köpek var.

İzmir’de sabahları kahvemi içip dışarıda yürüyüşe çıkarken bir köpekle karşılaştım. Beni gördü, kuyruk salladı. Bense “Aaaa, iyi günler!” dedim. O da sanki “Benimle oynama, seni seviyorum ama kendim de çok bağımsızım!” diye bakıyordu. Yani, bazen ben de onun yerine geçiyorum. Hangi kategoriye girerim, diye düşündüm.

Kendi Kategorimi Bulamamaktan Sıkıldım

İzmir’de yaşamaya başladıktan sonra, bazen hayvanlarla insanları karşılaştırmak daha eğlenceli oluyor. Örneğin, kediler her zaman kendi başlarına takılmak isterken, insanları düşündüğümde, onlara dair çok daha fazla etik değer var. Ama bu da tabii ki “kendi kategorisini bulamamak” meselesine dönüşüyor. Çevremdeki insanları da bazen hayvan gibi gözlemliyorum. Kimisi tavuk gibi evde vakit geçiriyor, kimisi köpek gibi sürekli seninle ama hiçbir şekilde sana bağlanmıyor. Kimi insanlar da kedi gibi; bambaşka bir dünyada takılıp, hiçbir kurala uymadan kendi yolunda ilerliyor.

Sonuçta, Hepimiz Birer “Hayvan” Olabiliriz

Evet, soruyu tekrar soralım: Hayvanlar hangi kategoride? Bunun cevabı aslında hepimizin içinde gizli. Kimimiz kediler gibi bağımsız, kimimiz köpekler gibi sadık. Ama bazen tavuklar gibi yaşayıp, aslında var olmanın tam anlamıyla ne anlama geldiğini sorguluyoruz. Her birimizin içinde bir “hayvan” var; bazen bu hayvan başkalarına da yansıyor. Ve belki de bu kadar mizahi, yaratıcı ve farklı olmamızın sebebi de tam olarak budur: Biz, hem insanlar, hem de birer “hayvan”ız.

Kimimiz sabahları tavuk gibi erkenden uyanıyor, kimimiz kediler gibi kahvemi içip güne başlıyor, kimimiz de köpekler gibi dostlarımızın yanındayız. Ama hepsi, gerçekten de bir arada yaşanabilir. Önemli olan, kendimizi hangi kategoriye koyarsak koyalım, hayatı nasıl yaşadığımız ve etrafımızdaki hayvanlar… Onları da bir şekilde anlıyor olmamız.

Bunu yazarken iç sesim şunu söylüyordu: “Hadi canım, daha fazla kedicik ve köpecik yapma, konuyu bitir!” Ama neyse ki, ben de bu yazıyı sadece insan olarak bitiriyorum.

“Hayvanlar hangi kategoride” ile ilgili bu kapsamlı rehberi tamamladık. Habermer olarak daha fazlası için buradayız!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://www.turkceforum.com.tr https://sesar.com.tr https://nevadesign.com.tr Sitemap
https://elexbetgiris.org/betbox girişbetexper yeni girişTürkçe Forum